PANDEMİK VİRÜTİK SAĞLIK KRİZİ, KÜRESEL EKONOMİK KRİZ VE TÜRKİYE




 

Sonbaharda, Çin de, morfololojik yapısı kral tacına benzediği için adına CORONA denilen bir virüsün halk sağlığını tehdit etmeye başladığı görüldü. Aslında hastalık yapan ve COVİT 19 denilen virütik saldırı Corona'nın hayvanlardan insanlara geçerek başkalaşım geçirmiş bir türeviydi. Çeşitli yollarla, gelişmiş Batı ülkeleri dahil, Çin'den hareketle hemen hemen tüm ülkelere yayıldı.

 

 

Bu virüsün aşısının ve ilacının olmaması ve tüm ülkelerdeki halk sağlığını tehdit etmeye başlaması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü bu virüse bağlı olarak pandemi ilan etti. Yani bütün dünya ülkelerini, halklarının sağlığını koruyabilmeleri için sağlık açısından alarma geçmelerini sağladı.

 

Bu pandeminin en az hastalık ve ölümlerle atlatılabilmesi için insanın her türlü hareket ve faaliyetlerinin kısıtlanması, virüs bulaşmalarının engellenebilmesi için de insan insana temasın asgariye indirilmesi, hastaların ve hastalık şüphesi taşıyanların da karantinaya alınarak toplumdan yalıtılması ( izole edilmesi) gerekiyor.

 

Ulaşımın, gezilerin, her türlü insan dolaşımın kısıtlanması üretim, ticaret, nakliyat, satış ve tüketim faaliyetlerinin daralması, insanların işsiz, gelirsiz kalmaları, ekonomik harcamalarının azalması, gündelik yaşamsal faaliyetlerini karşılamaktan zorlanmaları, hatta gündelik kazançla geçinmek zorunda kalan çok sayıdaki emekçi ailenin ekonomik açıdan açze düşmesi kaçınılmaz olmaktadır. Çünkü hareket edemeyen, izole edilen insanlar her türlü üretim ve tüketim faaliyetinin dışında kalır. Ailenin ekonomik ve sosyal yaşamı zora girer. Çünkü tüketmeden yaşayabilmek olanaksızdır. Ekonominin çarkları yavaşlar ve giderek durma noktasına gelebilir.

 

Bu pandemiden önce, Türkiye dahil, Dünya ekonomisi bir durgunluk içindeydi. Üretim ve tüketim çarkları yavaşlamış, işsizlik çoğalmış, gelir dağılımı bozulmuştu. Bu nedenle Corona pandemisinin ekonomik tahribatları beklenenden daha büyük olabilir.

 

Corona pandemisi Dünya ekonomisini üç yönden kıskaca almıştır.

 

1_ Üretim faaliyetleri çok yavaşlamıştır. Bu durum, ekonomik açıdan arz yönlü ya da üretim krizi demektir. Arz yönlü kriz, her sektördeki üreticiler için satış ve gelir krizi, yine her sektördeki çalışanlar için de bir işsizlik, ücretsizlik ve parasızlık krizi demektir. Aynı koşullar Türkiye için de geçerlidir.

 

2_ Bu pandemik krizin talep yönlü etkisi de yine en arz ya da üretim yönlü etkisi kadar etkilidir. Hareketi kısıtlanan insan hem çalışıp gelir elde edemez ve hem de tüketmez, yani talep yaratamaz. Satış yapamayan ve gelir elde edemeyen üreticilerin de hammadde ve aramalı talepleri azalır. Yani talep yetersizliği hem üretim ve hem de tüketim sektörünü birlikte etkiler.

 

3_ Finans sektörü de bu arz ve talep krizinden nasibini alır. Borsaya ilgi azalır, borsa indeksleri düşmeye başlar. Döviz yükselir. Bankacılık sektörünün üretici, ticaret, tüketici ve uluslararası ekonomik ve ticari faaliyetlerini kredileme isteği azalır. Kredi riski artar.

 

Bu üç durumun, yani arz, talep ve finansal krizin eş anlı olarak ortaya çıkması küresel serbest piyasa ekonomisinin de çaresizliği ve krizidir. Aynı koşullar, pandemik etkileri yoğun bir şekilde yaşayan Türkiye ekonomisi açısından da geçerlidir.

 

Çözüm piyasa dinamiklerinden kendiliğinden değil, devletin ekonomik ve mali politikalarından gelmelidir.

 

Devletler hem üreticileri, hem tüketicileri ve emekçileri, yani iki tarafı birden parasal açıdan desteklemelidir. Amerika, Fransa, Almanya... devlet başkanlarının halka, herkese karşılıksız gelir desteğini talebi canlandırmaya yönelik bir doğru eylem olarak anlamak gerekir.

 

 Finans sektörüne de, devlet eliyle, insanların güven artırıcı önlemlerini artırmaları beklenir. Ayrıca kriz küresel olduğu, tüm ekonomileri birlikte etkilediği için küresel dayanışmalar da zayıf kalacaktır. Her kaptan kendi gemisini kurtarmalıdır.

 

Çözümün en önemli ikinci ayağı da bu pandemiyi, aklın ve bilimin önderliğinde, en kısa zamanda ve en az hasar ve kayıpla atlatabilmenin çözümüne odaklanmak olmalıdır. Türkiye ya da dünya fark etmez. Aklın yolu birdir.

 

 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları