Vatandaş soruyor:"Hocam devletin ideolojisi olur mu, çok kısa olarak anlatabilir misiniz?"
Denemeye çalışayım. Önce bu sorunun kesin ve yanılmaz bir yanıtını bulmak oldukça zordur.
Devletin ideolojisi olur, ya da olmaz diyebilmek için hangi tarih kesitindeki ve hangi tür ve yapıdaki bir devlet örgütlenmesi ve yönetimini dikkate almak gerektiğini açıklığa kavuşturmak gerekir.
Tarihsel olarak konuya bakarsak;
_ Feodal yapıdaki ırk, ya da üstün ırk temelli devletler,
_Teokratik yapıdaki din, inanç temelli devletler,
_ Kapitalistlerin ( sermaye sınıfının) egemenliğine dayalı devletler,
_ Emekçi sınıfının egemenliğine dayalı, sosyalist komünist devletler,
_ Toplumu A dan Z ye devlete köle etmek üzere örgütlenen pür ETATİST devletler,
_ Tek parti egemenliğine dayalı bütün devletler
İDEOLOJİK DEVLETLERDİR. Bu tür ideolojik devletler, halkı adil yönetmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için değil, resmî ideolojilerini zorla benimsetmek ve yagınlaştırmak için çalışırlar.
Günümüzdeki devlet ve ideoloji ilişkisini doğru belirleyebilmek için: devlet ve toplum yapılarının tekçi ( Monist ) yapıdan çoğulcu ( Pluralist ) yapıya evrilmiş olması gerekir. Çoğulcu yapıdan kasıt çoğulcu, demokratik toplum ve devlet yapısıdır.
Çağdaş, laik ve demokratik bir devletin temel nitelikleri, çok kısa olarak, şöyle sıralanabilir.
1_ Demokrasilerin, vesayetiz olması. Serbest ve tek dereceli seçimlerin gelmesi, siyasetin demokratikleşmesi, seçim sistemlerinin adil ve güvencede olması, iktidarların seçimle oluşması seçimle sonlanması,
2_ Ülkede birden çok güdümsüz, özgür, siyasi partinin mevcut olması,
3_ Mevcut demokrasinin çoğunluk değil, çoğulculuk esasına göre iyi işleyebilmesi,
4- Evrensel hukuk kurallarının, yargı bağımsızlığının, yargıç dokunulmazlığının ve basın özgürlüğünün kesin güvence altında olması,
5- Devletin laik, seküler ( sivil), din ve vicdan özgürlüğü ve evrensel insan haklarına dayalı olarak yapılanması ve örgütlenmesi,
6_ Devletin partiler ve özellikle de siyasi iktidardan bağımsız bir tüzel kişilik olarak kabul görmesi. Devlet partisi ya da parti devleti gibi yapılanmaların son bulması.
7- Ülkede, siyasi rejim ve ekonomik sistem tartışmalarının geride kalmış olması. Rejim sorunu ve rejim tartışmalarının son bulmuş olması.
8_ Gerçek Demokrasilerde de partilerin, sert ya da yumuşak siyasi ideolojileri olabilir, demokrasiler kökleştikçe özgürlükler genişler, ideolojiler yumuşar.
9_ Çağdaş demokrrasilerdeki siyasi iktidarların her türlü faaliyet ve harcamaları halkın, parlamentonun, yetkili ve görevli devlet bürokrasisinin ve yetkili yargı kurumlarının denetimine açık olması gerekir.
GERÇEK DEMOKRASİLERDE, partilerin değil, fakat devletin konumu İDEOLOJİLER ve HATTA PARTİLER ÜSTÜ olmak zorundadır. Çünkü partilerin varlığı ve ömrü sınırlı, halbuki devletin varlığı ve ömrü sınırsız kabul edilir. Partiler kapatılabilir, devlet kapatılamaz.
Devletin temel, anayasal görevi, din, mezhep, ırk, renk, cinsiyet, farklılıklarına bakmadan tüm yurttaşlara eşit mesafede olmaktır. Devlet, iç politika açısından, halkın ortak iyileri, birlikteliği ve ortak gereksinmelerini karşılama üzerine strateji ve politika üretmelidır. Kendi sınırları ve nüfüs yapısı içindeki her türlü etnik, dinsel, sosyal ve kültürel ...farklılıkları olan YURTTAŞLARINA ANAYASANIN EŞİTLİĞİ ilkesine göre davranmak ve yönetmek zorundadır.
Sonuç; evrensel hukukun, laik devlet yapısının ve anayasanın temel ilkelerinin zorunlu bir sonuçu olarak, yukarıda nitelikleri sayılan, partiler ve siyaset üstü bir konuma yükselmiş ve tüzel kişilik kazanmış bir devletin, halkının ve kendisinin varlığını devam ettirme dışında bir ideolojisi olmaz, olamaz. Eğer olursa, ülkedeki etnik ve azınlık yurttaş gruplarına, siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına, farklı inanç ve düşüncedeki herkese karşı yansız kalamaz. Demokratik ve laik devlet yurttaşlarına zorla din ve ideoloji dayatamaz. Aksi halda Anayasanın yurttaşların eşitliği ilkesini bozmuş olur.
..................Halil Çivi.

2021© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.