Bir toplumda, her türlü etnik, dinsel ve azınlık kümelerini eşit haklara sahip yurttaşlar olarak görmeyen, hangi etnik ve dinsel kümeye ait olurlarsa olsunlar, yurttaşların eşitliğini kabul etmeyen, sadece bir etnik ve dinsel çoğunluğun hukukunu, çıkarlarını korumaya soyunan, ÇOĞULCULUĞA SIRTINI DÖNÜP AYRIMCILIK YAPAN ülker de, siyasi iktidarlar seçimle gelip seçimle gitseler bile o ülkelerde DEMOKRASİ GÖRÜNÜMLÜ TİRANLIK tehlikesi var demektir.
Çünkü bu tür ülkelerde çoğunluğu oluşturamayan etnik, dinsel ve azınlık kümelerin evrensel hukuka dayalı insan hakları, din ve vicdan özgürlükleri yok sayılabilir; en azından aşırı kısıtlananabilir.
O nedenle, çağımızın gerçek demokrasileri çoğunlukçu değil mutlaka çoğulcu olmak zorundadır.Yurttaşların eşitliği çoğunluculukla değil; ancak ve sadece çoğulcu yaklaşımlarla eşitlenebilir, korunabilir.
Demokratik, laik ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet, tüm etnik, dinsel ve azınlık kümelerin hepsine karşı yansız ve eşit mesafede durmak zorundadır.Yurttaşlar arasındaki adaleti ancak böyle sağlayabilir.
........Halil Çivi.

2021© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.