Son çeyrek asırda gösterdiği ekonomik hamleler ve başarılarla Çin' deki gelişmeler bütün dünyanın dikkatini çekmişti. Corona Covid 19 virüs salgını bu ülkenin popülaritesini daha da artırdı.
Önce kısa bazı hatırlatmalar yapalım. ÇİN 1949 Yılında sıkı bir komünist rejim benimsedi. Bu rejimin lideri Mao'nun 1976 yılında ölümünden sonra durum değişti. Yeni Çin yöneticileri 1979 yılından itibaren aile işletmelerine dayalı özel mülkiyetçi küçük üretim birimlerinden dev sanayi kuruluşlarının doğup yayılmasına doğru bir ekonomik ve teknolojik evrim geçirdi. Tüm ekonomik işletme sahipleri Çin Komünist Partisi üyesi olmaya mecbur edildi. İş adamları devlet ve Komünist partisinin askeri ve siyasi gücüne dayanarak işçi sınıfını denetlemeye ve disiplin altına almaya başladılar. Komünist askeri ve komünist sivil bürokrasi ile kapitalist işletme sahipleri işbirliği yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar...
1980-2018 yıllarının ortalamasına göre Çin Ekonomisi yılda % 8.5 büyüyerek tüm dünyanın dikkatini üzerine topladı.Başta ABD olmak üzere, Avrupa Birliği, Rusya, Japonya ve hatta Hindistan gibi ülkeler Çin'deki bu göz kamaştırıcı gelişmelere kuşku ve kıskançlıkla bakmaya başladılar.
2019 yılı verilerine göre, ABD ,'nın yaklaşık 20 trilyon dolarlık milli gelirinden sonra, Çin 14 trilyon dolarlık milli geliri ile dünyanın ikinci en büyük ekonomisi oldu. Çinli girişimciler yabancı teknoloji montajı ve taklidi ile başladıkları sanayileşme hamlelerini kendi orijinal teknolojileri ve ürünlerini üreterek devleştiler. Daha önce, dünya pazarlarında burun kıvrılan ucuz ve dayanıksız Çin malları yerlerini görece yine ucuz fakat kaliteli ürünlere bıraktı.
Çin ekonomisi dünya pazarlarında rekabetçi bir yapı kazandı. Çin’in Dünya siyasetindeki yeri, gücü ve önemi yukarıya tırmandı.
Çin'in ünlü Filozofu Konfiçyus'a göre devlet güçlü olmadan millet güçlü olmazdı. O nedenle önce devleti güçlendirmek lazımdı. Bu nedenle halkı disiplin altında tutup zorla da olsa çalıştırmak gerekiyordu.
ÇİN yöneticileri de bunu yapıyorlar.
Peki bu yaklaşım doğru mu?
1989 yılında yıkılan eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yöneticileri de aynısını yapmışlardı. Devletin kaynaklarının büyük bir kısmını, milleti görece fakir bırakarak silah ve uzay harcamalarına ayırmışlardı. Halkın özgürlüklerini kısıtlamışlardı. Milletin özgürlüklerinin sınırı SSCB Komünist Partisinin ideoloji dairesine hapsedilmişti. Fakat SSCB yıkıldı.
Batı toplumları devleti ve milleti, ikisini birlikte güçlendirdiler. Temel hak ve özgürlüklerden, hukukun üstünlüğüne ve eşit yurttaşlık ilkesinden anayasal çoğulcu demokrasilerden vazgeçmediler.
Çin'deki özgürlük sorunu ise şöyle açıklanabilir.(×).
Bu gün Çin’de halkın tamamı için, herkese, her bireye özgü bir elektronik takip numarası var. Devlet sizi evinizde, işyerinizde, seyahatlerinizde, dostlarınızla sohbetlerinizde, kültür, sanat, eğlence faaliyetlerinizde, gönül ilişkilerinizde, akraba, dost ziyaretlerinde, hatta ibadet ve dualarınızda sizi her yer ve her mekânda izliyor ve dinliyor. Yani " Büyük Baba" sizi her yerde gözetliyor. Bu izleme ve değerlendirmelerde size, devlete ve yani komünist partisine (Devlet partisi ya da parti devleti) sadakat derecesine göre bir güvenirlik kredisi veriyor. Bu güvenirliliği ihlal edenleri hemen yakalıyor. Devlet ve halk düşmanı ilan ediyor. Çin'in en zengin sanayicileri de Çin Komünist Partisinin üyesi.
Çin' in Sincan Bölgesinde yaşayan Müslüman Uygur Türkleri ise dilleri ve inançları bakımından daha sıkı bir takip, denetim ve soruşturma ve cezalara tabiler. ABD de onları merkezi yönetime karşı kışkırtıyor. Ancak işin işkence, zulüm ve ölüm faturaları Uygur Türklerine çıkıyor.
Kısacası ekonomi 10 numara, ancak özgürlükler sıfıra yakın. Bu rejim uzun vadede kalıcı olabilir mi? Ben biraz kuşkuluyum.
Corona virüsü ile ilgili olarak Çin devletinin 1,4 milyar nüfusu kolayca karantina da tutabilmesi ve pandemiyi denetim altına alabilmesini, Çin'in bu aşırı merkeziyetçi ve despotik yönetim biçiminin oluşturduğu aşırı disiplin alışkanlıklarından aramak lazımdır.
(×).Daron Acemoğlu_james A.Robinson; DAR KORIDOR. Doğan Kitap Yayınları Ist.2020 ss.269_270.

2020© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.