Dünya / Ege / Güncel / İzmir / Politika / Yerel Politika

Metin Solak Tarafını Belirledi

Çiğli Chp’de Hareketli Günler !




CHP’de ilçe ve il başkanlığında oy kullanacak olan delegelerin belirlenmesi için delege seçim çalışmalarına hazırlıklar hızla son devam ediyor. İzmir’in kritik noktalarından biri olan Çiğli’de delege seçimi öncesi taraflar belirlenmeye başladı.

Metin Solak’ın Belediye Başkanı iken ezeli rakibi Ali Rıza Koçer ile hareket edeceği duyulmuş ve Çiğli’de büyük bir etki uyandırmıştı. Nitekim birlikte delege çalışmalarına ağırlık veren bu birliktelik bozuldu. Eski Çiğli Belediye Başkanı Metin Solak, gazetemize yaptığı açıklamada, eski İlçe Başkanı Ali Rıza Koçer’in bu birliktelikten güç zehirlenmesi yaşadığını ifade ederek, Koçer’in olumsuz yönlerinin devam ettiğini dile getirdi.

 

“Dürüst Davranmaya Söz Verdik”

 

“Yaklaşık 3 ay önce arkadaşlarla bir araya geldik, bir görüşme yaptık; Barbaros Kirişci, Utku Gümrükçü, Mustafa Avdan, Metin Übeyli ve Hüseyin Güler ile birlikte delege seçimleri, ilçe seçimleri ve il kongresi, kurultay konusunda görüş birliği sağlamaya çalıştık. Birkaç toplantının ardından birlikte hareket etmeye karar verdik. Bunun neticesinde de prensipte anlaşarak, birbirimize karşı adaletli, doğru, dürüst davranmaya yönelik sözler vererek yola çıktık. Çiğli’nin hemen hemen genelinde bir çalışma yapmaya başladık. Bu çalışma neticesinde belirli bir yol aldık ve bu arada mahallelerdeki arkadaşlarımızla görüştük, birlikte hareket edecek arkadaşlarımızın ekipleri ile görüşmelerde bulunduk. Güzeltepe’de, Yakakent’de ve bir çok mahallede görüşmelerimiz oldu. Bazı sonuçların değişmediğini gördük.

 

“Siz Karışmayın, Üç Beş Delege Alın Çıkın”

 

Bu görüşmelerin sonucunda çeşitli sıkıntılar çıktı, Koçer’e yakınlığı ile bilinen arkadaşlarımız bizim ekip arkadaşlarımıza “siz kenarda oturun, aday olmayın, siz karışmayın, listeleri biz hazırlayalım dediler” bundan dolayı rahatsızlıklarımızı Utku Gümrükçü’ye, Ali Rıza Koçer’e ve diğer birlikte görüştüğümüz arkadaşlarımıza bildirdik. Ancak bir oyalama taktiği içerisine girdiler, “düzeltiriz başkan, konuşuruz başkan”… Defalarca toplantılar yapıldı. Her seferinde “siz karışmayın, üç beş delege alın çıkın” yaklaşımını sergilediler. Yaklaşık bir buçuk aya yakın bir süredir bu sorunları konuşmamıza rağmen hiçbir düzelme ve gelişme olmadı. Bilakis bir oyalama taktiği içerisinde olduklarını gördük. Sayın Ali Rıza Koçer’in geçmişte yaptığı bütün o hizipçiliği, yola çıktığında sergilediği ayak oyunlarını bize karşı tekrarladıklarını gördük. Bizde ulaşabildiğimiz tüm arkadaşlarımızla oturup görüşlerini aldık ve her yerde aynı ayak oyunlarının oynanmaya çalışıldığını anladık. Bunun ile ilgili defalarca konuşma çabalarımız da sonuçsuz kaldı. Bu nedenle de bir yol ayrımına geldik.

 

“Koçer Güç Zehirlenmesi Yaşadı”

 

Aslında bu birlikte hareket etme noktasında karar aldığımız zaman arkadaşlarımızın bir çoğu uyarılarda bulunmuşlardı, Ali Rıza Koçer’e bu konuda güven olmayacağını, eski alışkanlıklarını tekrarlayacağını dile getirmişlerdi. Fakat ben ilk görüşmede olumlu bir sinyal almıştım, Koçer değişmiş galiba öyle olduğuna inanıyorum demiştim. Çünkü bana oldukça sıcak davrandı, bende eski huylarını değişmiş diye düşünerek arkadaşları ikna yoluna gittim. Aslında bu sayede bir tabuyu kıracaktık, değişmesine sebep olacaktık, fakat mahallelere çıkıldığında gerek sayın Koçer gerek Aziz Buğa, Tülin Hanım ve Yüksel Arduç ile oluşturduğumuz birlikteliğin olumlu etkileri olmuştu. Bu olumlu etkilerden sanırım etkilendiler ve bir güç zehirlenmesi yaşamaya başladılar, bir çok yerde ekip arkadaşlarımıza “Metin Solak’ın ekibinden kimseyi almayın, Metin Solak’ı güçlendirmeyin, bu sefer ben kesin geliyorum ben kesin belediye başkanıyım” şeklinde yaklaşımlar sergilediklerini duyduk. Uyarılarımız yerini bulmadı, icraatta samimiyet olmadığını gördük, elbette diğer samimi olan arkadaşlarımızı, Barbaros Kirişçi’yi, Utku Gümrükçü’yü, Mustafa Avdan’ı, Hüseyin Güler’i ve Kubilay arkadaşımızı bunların içerisinden ayrı tutuyorum, onların samimiyetine inandığımı bir kez daha belirtmek istiyorum.

 

 

Aziz Buğa, Yüksel Arduç, Tülin Koç ve Yusuf Çoban’ın da bu konuda samimi olarak yola çıktığını biliyorum. Koçer bize olduğu kadar bu arkadaşlara da çok samimi davranmadığını görüyorum.  Bu arkadaşlarımız aradaki sorunun çözülmesi için konuştuğumuzda canla başla mücadele edip, samimiyetle çözmeye çalıştılar. Anlattığımız bütün gelişmelerde haklılığımızı kabul ederek bu tavrın düzeltilmesi gerektiğini söylediler. Ancak onların bu samimi yaklaşımının da dikkate alınmadığını gördük. Eğer bu arkadaşlar kadar samimi olunsaydı, bu birliktelik  hiç yara almadan daha da güçlenerek devam ederdi. Çiğli’deki üye arkadaşlarımızın bu husustaki samimiyetimizi ve haklılığımızı kabul edeceğini ve destekleyeceklerini biliyorum. Çünkü bizim adımız hiçbir zaman her yerde bir liste olan, siyasi ayak oyunları yapan bir isim olarak anılmadı . Ancak, Koçer o eski müzmin muhalefet anlayışını, yola çıktıktan sonra belli bir yere geldiğinde güçlendiğinde bütün rakiplerini diskalifiye etmek amacı ile ayak oyunlarına baş vurma özelliğini terk etmediğini gördük. Bu nedenle yaklaşık 22 hazirandan bu tarafa bu durumu düzeltin uyarılarında bulunduk ancak sonuç değişmedi. Bizde bu ayak oyunlarına maruz kalmaktansa karşılık vermemiz gerektiğini düşündük, bu ekiple çalışmama kararı aldık.

 

 

 “Bu Ekiple Çalışmayacağız”

 

Sonuçta parti için çalışıyoruz ancak insanların kişisel ihtiraslarının bu noktada öne geçmesi, hiç hoş değil. Biz yine parti için çalışacağız, emek vereceğiz.Fakat şu bir gerçek; parti içi hizipçiliği bir ömür boyu yakasına madalya gibi takmış, parti içi ayak oyunlarını bir madalya gibi taşıyan insanlarla çalışmayı düşünmüyoruz. Çiğli halkı ve üyelerimiz bunu takdir edecektir. İlerleyen süreçte çıkan açıklamalara göre şimdi konuşmadığımız, şimdi açıklama gereği duymadığımız bir çok konuyu da açıklamak durumunda kalabiliriz.

 

“İhaneti Cevaplamak Gerekiyor”

 

 

Biz söz verdik, sözümüzün arkasında durduk ancak Sayın Ali Rıza Koçer ve yanındaki birkaç arkadaşı bu ayak oyunlarından vazgeçmediler, bizimde bu duruma karşı sessiz kalmak gibi bir tavır sergilememiz mümkün değil, üzüldüm ancak yapılacak bir şey yok, ihaneti bir şekilde cevaplamak gerekiyor. Demek ki değiştim söylemleri gerçek değilmiş, ayak oyunları dün olduğu gibi bugünde aynen devam ediyor. Bu konuda üzgün olduğumuzu, ama  ekip arkadaşlarımızı partililerimizi yok sayan her an aldatılabilir insanlar olarak gören bir anlayışla birlikte olmamız mümkün değil.  




Bu haber 18.08.2017 13:51:21 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • İzmir İef’ye Koştu

  • 'İlk günkü ruh ve heyecanla.. '

  • “Sizlerle gurur duyuyorum”  

  • 'İşsizliği Tek Haneli Rakamlara İndireceğiz'

  • Chp'nin Başkanları Toplandı

  • Fuarda bayraklar kapışıldı  

  • Bayraklı’da köpek ırkları yarıştı

  • Fuar'da yorgunluk attı

  • Çok tuttu

  • Chp Milletvekilleri Fuarı Terk Etti !

  • İzmir’de iz bırakacaklar

  • Bayraklı Kurban Bayramı’na hazır!

  • Yıldızların altında unutulmaz gece

  • Chp İlçe Yöneticisi Ak Partililere Gözlük Teklif Etti

  • Metin Solak Tarafını Belirledi

  • Minibüs Hazır, Başkanı Bekliyoruz  

  • Chp Adalet İçin Yine Yollarda

  • Karabağlar’da Demokrasi Rüzgârı

Benzer Haberler