Ege / Güncel / İzmir / Yerel Politika
“Meclisi Halk Yönetecek”
16 Nisan’da yapılacak olan anayasa değişikliği referandumu ile alakalı Ak Parti Çiğli Belediyesi Meclis Üyesi Nedim Aslan birtakım açıklamalarda bulunarak neden “evet” dediklerini anlattı.
"Referandum ile ilgili 18 maddemiz bulunmakta. Ancak bu olay sadece 18 maddelik bir durum ya da kısa bir referandum olayı değil. Bu durum aslında çok köklü değişimlerin ilk basamağıdır. Maddeleri tek tek incelediğimiz zaman bu maddeleri geçmiş ile değerlendirmek gerekiyor, dünyadaki mevcut sistemlere bakarak değerlendirmek gerekiyor. Dolayısı ile bu değişiklikler Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne çok ciddi aksaklıklar ve problemleri ortadan kaldıracak. Bu yüzden bu anayasa değişikliğine evet diyoruz.
Rejim değişikliği, tek adamlık, bütün yetkilerin tek kişide toplanması gibi alt yapısı olmayan hamasi, içi boş söylemler bunlar. Biz iki başlıktan çok çektik bugüne kadar. Ne yapacaktık, beş adama mı verecektik yetkileri? Zaten sıkıntı çift başlılıktan kaynaklanıyor.
Demokrasi ne demek? Cumhuriyet ne demek? Halkın kendi kendini idare etmesi, halkın devlet yönetiminde yer alması, temsil edilmesi, halkın kendini yönetmesidir. Ne yapacaktı, 5 kişiyle mi yönetecekti? Bizim bir tane cumhurbaşkanımız bir tane başbakanımız var sıkıntı çekiyoruz, bir anayasa kitapçığının fırlatılması az bir şey miydi? Bu olayı yaşatanların aynı fikirde olmasına rağmen benzer bir siyasi cenahtan gelmesine rağmen bu dönemleri yaşadık. Ahmet Davutoğlu, Ahmet Necdet Sezer zamanı, Çiller, Süleyman Demirel, Turgut Özal zamanında bunlar yaşandı. İki adamdan çektiğini bu ülke hiçbir adamdan çekmemiştir. Yürütme pratikte başbakandır ancak asıl bu yetki Cumhurbaşkanındadır. Daha istikrarlı bir yönetim için tabiî ki tek adam hükümeti, cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemidir.
“Meclisi Halk Yönetecek”
Bu ülkenin geçmişine baktığımız zaman bu sistemin ne kadar zaruri ne kadar elzem olduğu ortadadır. Cumhuriyet kuruluyor, cumhuriyetin temel kuruluş felsefelerinden bir tanesi “hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” deniyor. Egemenlik milletindir diyorsun ancak bu hakimiyeti “Cumhuriyet Halk Fırkası” adı altında tek partiye veriyorsun. 1945 yılına kadar sen halk iradesini “Cumhuriyet Halk Fırkası” kanalı ile kullanıldığını beyan ediyorsun ve idare biçimini bu şekilde kullanıyorsun. Yıl geliyor 1945 te çok partili sisteme geçiyorsun ve 1950 seçimlerinde seçim hazırlıklarını tamamlayamadığı halde “Demokrat Parti “ezici üstünlükle seçimi kazanarak başa geçiyor. 27 mayıs 1960 yılında darbe yapıyorsun, yeni bir anayasa yapıyorsun, diyorsun ki bu defa hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir ancak millet hata yapar biz bu sefer bu hataların önüne geçmek için çeşitli kurumlar meydana getiriyorsun. Milli güvenlik kurulu, anaysa mahkemesi gibi… her demokratik ülkede bu kurumlar olabilir elbette ancak siz bu kurumlara farklı anlamlar yükleyerek bunu yapıyorsun. Ne gibi anlamlar yüklüyorsun; milli güvenlik kurulu ülkenin milli güvenlik politikalarından ziyade siyasetine dizayn veren bir kurum oluyor. Bir anayasa mahkemesi oluşturuyorsunuz halkın %50 oyunu almış bir partiyi kapatma ile tehdit edebiliyorsunuz yada kapatma davası açabiliyorsunuz. Bunun için evet. Halkın iradesinin ülke yönetiminde odak noktası olması için evet. Bu referandumda zirve noktasında halk iradesi vardır, bunun için evet.
Bugüne kadarki yönetim biçimi sınırlı demokrasidir. En ufak bir pürüz, sıkıntı, aksaklık, tıkanıklık olduğunda eğer hakimiyet kayıtsız şartsız milletinse ya siyasi partiler kendi içerisinde bir uzlaşma kültürü geliştirip uzlaşacaklar yada anlaşılmayan noktalarda halka gidersin halk buna karar verir. Ama mevcut sistemde kim karar veriyor? Anayasa mahkemesi, milli güvenlik kurulu, askeri vesayet, hukuki vesayet, bürokrasi vesayeti karar veriyor. Yani bunlar siyaseti dizayn ediyor, dolayısı ile bunun için evet.
Bu Referandumda Herkes Kendi Yerini Bilecek!
Meclis asli görevini yapacak, hükümet yürütme asli görevini yapacak, anayasa kendi asli görevini yapacak.
Oylamada % 50’nin üzerine geçmesi gerekiyor ve biz bunun gerçekleşeceğini biliyoruz. Artık halkın takdirine kalmıştır bu oran %55 olur %60 olur. Eğer bu referandumu halka doğru anlatabilirsek %80’lede kabul göreceğine inanıyorum.
Muhalefet partilerine baktığımız zaman kısır bir siyasetin ötesine geçemeyen, magazinel, konu ile hiç alakası olmayan, aslı astarı olmayan bir içeriği bir alt yapısı olmayan çeşitli söylemler üzerinden gidiyorlar, mitinglerde toplantılarda söylediklerinin hiçbir geçerliliği yok.
Yönetimde İstikrar Temsiliyette Adalet
İçinde bulunduğumuz durum birinci aşama. Asıl önemli olan şey bundan sonraki aşamalar. Uyum yasaları çıkacak. Uyum yasalarından bir tanesi de seçim barajının düşürülmesi. Bu barajın düşürülmesi ile temsiliyet %95 lere çıkarılacak. Her düşünceden her zihniyetten kesimin mecliste bir temsiliyeti olacak. Diğer önemli uygulamalardan biri de daraltılmış bölge gelme olasılıkları var. Halkın temsil noktasında yüzünü halka dönenlerin meclise gitme oranı yüksek olacak. Halkın ihtiyaç ve isteklerine cevap verecek milletvekillerinin görev almasına yönelik çalışmalar olacak".
Bu haber 16.03.2017 19:24:18 tarihinde eklenmiştir.

Çiğli’de Güpegündüz Soygun !
Çiğli’de Büyük Ustalara Saygı!
Nedim Aslan; Yönetimde İstikrar Temsiliyette Adalet !
'Büyük fotoğrafı görme zamanı'
Ak Parti'den CHP'ye anlamlı ziyaret
Chp’den İktidara’a Kıdem Tazminatı Tepkisi
5 yıldızlı merkeze “Engelli Kedi Evi”
23 Nisan Futbol Turnuvası Başladı
Türkiye’nin En Büyük Sosyal Market’i Kemalpaşa’da
Şansınız bol olsun
İhtiyaç Sahibi Öğrencilere ‘Hgs’ Formülü
Adnan Saygun’da “Anadolu açılımı”
Çocuk gözüyle İzmir
Kocaoğlu Çiğlililer İle Buluşuyor !
Genel Sekreter Sındır, “Bir oy çok önemli!”

Selvitopu: “İzmir’in Hayır’ı, Türkiye’nin de hayrına olacaktır.”
Seramik sanatçılarından çevre mesajı

Bayraklı’da bir ilk daha…