Ana Manşet / Güncel / İzmir
TMMOB İl Koordinasyon kurulu emsal artışına yönelik verilen yürütmeyi durdurma kararına ilişkin açıklama yaptı.
Yapılan açıklamada, emsal artışının iktidarının politikalarından farkı olmadığını, emsal artışının İzmir'e ihanet olduğunu kaydedilerek, "Deprem ve sonrasında yaşanan mağduriyetlerin sorumlusu bilimle inatlaşan yöneticilerdir" ifadelerine yer verildi.
EHAEGE- TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, 30 Ekim depreminden sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından emsal artışına yönelik 5. İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına ilişkin açıklamada bulundu.
"TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLARA SEBEBİYET VERECEK"
TMMOB İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan açıklama şöyle:
"Bayraklı Belediye Meclisinin 04.10.2021 tarih, 108 sayılı kararı ile kabul edilen ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.10.2021 tarih, 05.1146 sayılı kararı ile değişiklikle uygun bulunarak onaylanan, 04.11.2021-03.12.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Plan Notuna açtığımız davada, İzmir 5. İdare Mahkemesi’nin 2022/176 Esas, 02.02.2023 tarihli ara kararıyla, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde telafisi güç zararlara neden olacağından bahisle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Söz konusu kararda; “…,hukuka aykırılığı açık olan dava konusu plan notunun uygulanmaya devam etmesi halinde bölgede ikamet eden vatandaşların ve firmaların, mevcut plan notu uyarınca yeni inşaat çalışmalarına girebileceği gözönüne alındığında uygulanması halinde ilgililer açısından telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet verebileceği de açıktır.” denmektedir.
"BU ARTIŞLA İZMİR'E İHANET EDİLMİŞTİR"
1 Mart 2021 tarihinde onaylanan plan notuna ek olarak parsel bazında %20, ada bazında %30 verilen emsal artışının teknik olarak tartışılacak bir tarafı bulunmadığını İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyelerinin tamamı bilmektedir. Alınan karar ile birlikte getirilen emsal artışları ile toplamda mevcuda ek %50-60 bağımsız birim artışına gidilmiş ve dolayısıyla nüfus artışı yapılmış, yapılan bu artış ile açıkça “İzmir`e ihanet” edilmiştir. Üstelik yapılan bütün bu artışlar jeolojik-jeoteknik etüd verileri plan kararlarına yansıtılmadan yapılmıştır. Bu kararın altına imza atan belediye başkanları ve meclis üyeleri herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanmadan kentimizde yaşanması muhtemel afetleri, felakete dönüştürecek bir suç işlemişlerdir. Bu kararın altında imzası bulunanların, İzmir`de trafik sorunu olduğundan, koku sorunu olduğundan, altyapının yetmediğinden bahsetmeye ve doğabilecek bir zarar halinde doğal afeti gerekçe göstermeye hakkı yoktur, çünkü bizzat sorumludurlar.
"İKTİDARIN POLİTİKALARINDAN FARKI BULUNMAMAKTA"
Tamamen mali koşullara dayalı, kent bütününü ve kentin uzun vadeli çıkarlarını gözetmeden yapılan emsal artışı ile depremin etkilediği bölgede yeni konut inşa etmeye dayalı yaklaşımın, bilimsellikle, kamucu yaklaşımla uzaktan yakından ilişkisinin olmadığı açıktır. İzmir, bugün için yoğun trafik problemine ilave olarak küresel iklim değişimine bağlı su ve enerji gibi problemleri yakın gelecekte yaşayacak illerimizin başında gelmektedir. Hal böyle iken; emsal artışları ile planlama, mimarlık, mühendislik disiplinlerinin her birini göz ardı eden, deprem bölgesindeki mülkiyet sahiplerini ve kenti ana aktörün müteahhit olduğu piyasa koşullarına teslim eden Belediye Başkanları ve Meclis Üyelerinin, 11.10.2021 tarihinde Büyükşehir Belediye Meclisinde almış oldukları karar, açıkça bir kent suçudur. Bu karar açık şekilde piyasacı bir yaklaşımdır ve iktidar partisinin 20 yıldır kentsel alanda uyguladığı politikalarından hiçbir farkı bulunmamaktadır.
"SESSİZ KALMAK SUÇA ORTAK OLMAK ANLAMINA GELİR"
İşte tam da bu nedenlerle işlenen suçun karşısında sessiz kalmamız, suça ortak olmak anlamına gelecektir. Toplumcu ve kamucu çözümler yaratmak yerine, TMMOB’u İzmirlilerin vicdanına havale ettiklerini söyleyenleri, vatandaşları otobüslerle meslek odalarının önüne taşıyıp hedef gösterenleri, meslek odalarını gizli ittifakın parçası olmakla suçlayanları, bilim gerektiğinde taviz verir diyenleri, eline A4 kağıt alıp plan çizmeye kalkanları gayet iyi tanıyoruz. Unutulmasın ki TMMOB, toplumun ortak yararını içermeyen, günü kurtarmaya dönük, aklı ve bilimi hiçe sayan uygulamaları her türlü baskıya rağmen geçmişte kabul etmemiştir, bugün de etmeyecektir.
"KAMU YETKİSİNİ KULLANMADI"
30 Ekim 2020 tarihi sonrasında, İzmir ili mülki amiri tarafından bir deprem bölgesi olma niteliğini taşımaya devam eden kentte, ağır hasarlı binalar haricinde (hasar düzeyine bakılmaksızın) bütün hasar alan ya da mevzuat gereğince risk taşıyan yapıların taşınması ya da yıkılarak yeniden yapılması konusunda alınmış idari bir karar bulunmamaktadır. Deprem açısından riskli bir bölgede bulunan İzmir’de, tehlikenin giderilmesi için alınan tedbirler kapsamında sayılabilecek olan “binaların mevzuata uygun olarak yeniden yapılması” hususunda, kamu yetkisini kullanmamıştır.
"GERÇEKÇİ ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİDİR"
Sorunun çözümü bilimsel çalışmaların yanında ülkede uygulanan üretim politikaları ile doğrudan ilişkilidir. Sorunun çözümü gayet açıktır: Ülkemizin kamu kaynaklarının, hasta garantili şehir hastaneleri, geçiş garantili otoyollar, uçuş garantili havalimanlarına aktarılmak yerine vatandaşların sağlıklı ve güvenli kentlerde yaşaması için kullanılması durumunda kentlerimizde var olan problemlerin büyük bir kısmı çözülecektir. Barınma hakkının temel bir insan hakkı olduğundan hareketle ülkemizde uygulanan kentsel politikalar nedeniyle konutu yatırım aracına dönüştüren kredi teşvikleri, kamu mülklerinin satışı, yabancı konut satışı, kira ve konut fiyatlarının denetlenmemesi, vergilendirmenin adil yapılmaması ve benzeri tüm iş ve işlemlerden vazgeçilmelidir. Anayasanın 56 ve 57. maddelerinde de açıkça belirtildiği üzere tüm vatandaşlarımız için sağlıklı ve güvenli konut alanları planlanmalıdır. Bu nedenle idarecilere, meslek odalarını hedef göstermek yerine, vatandaşları serbest piyasa koşullarına terk etmeyen, kamu kaynaklarını herkes için adil ve hakça kullanılmasını öngören gerçekçi çözümler konusunda görev ve sorumluluklarını hatırlatıyoruz.
Bu haber 24.2.2023 13:07:56 tarihinde eklenmiştir.

Geleceğini Kuran Genç Kadınlar sertifikalarına kavuştu

Uluslararası 12 yaş altı İzmir Kupası başlıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinde yeni görevlendirmeler yapıldı

Kirazlı Çiftçi Kani, Tip'ten Milletvekili Aday Adayı Oldu

Sıfır Atık Günü’ne Bergama damgası

AK Partili Üç İsim akşam Cumhurbaşkanı ile görüşecek ve İzmir’in İl Başkanı belli olacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri karla mücadele için sahada

CHP’li Bakan: “Hamasetle siyaset olur belki ama hamasetle devlet yönetilmez”

İYİ Partili Bezircilioğlu'ndan HDP'li Önder'e sert çıkış: “Atatürk'ü ağzına alırken dikkat edecek!”

Barok Günleri 15 Nisan’da başlıyor

Tarım ülkesi Türkiye, Sudan’da tarımsal üretim yapacaktı:9 yıl geçti, 6 bakan değişti, proje hayata geçirilemedi

Gaziemir’de, Türkan Saylan’ın hayatı sahnelendi

Miting Gibi Aday Adaylığı Açıklaması

Madde bağımlılığı ile mücadelenin yolları Bornova’da anlatıldı

Depremzede Çocuklara Sinema Terapisi

Başkan Engin’den Pazar Esnafına Ziyaret

‘Kadının Emek Dünyası’ stantları yenilendi

İAOSB’den Türkiye’ye örnek devir teslim töreni

2023© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.