Başkan Yücel’den Karaburun Kaymakamı çıkışı:  “Belediye başkanımız engellenmeye çalışılıyor”

Güncel / Yerel Politika

Başkan Yücel’den Karaburun Kaymakamı çıkışı:  “Belediye başkanımız engellenmeye çalışılıyor”

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın hizmet ve yatırımlarının AK Parti eliyle Karaburun Kaymakamı tarafından engellenmeye çalışıldığını savundu.




Sevilcan GÜNAY/EHAEGE - CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın hizmet ve yatırımlarının AK Parti eliyle Karaburun Kaymakamı tarafından engellenmeye çalışıldığını savundu. Çetin’in Salamura Tesisi imar planlarını çıkartarak sattığı iddia edilen araziye yönelik konuşan Yücel, “Karaburun Kaymakamı’nın görevden el çektirilmesini bekliyoruz” dedi.

CHP İzmir il örgütü çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz hafta İzmir’in merkezi ilçelerinde saha çalışmalarını yürüten heyet, bu haftayı yarımadaya ayırdı. İl örgütü, bugün milletvekilleri ile Karaburun’da sahaya indi.4-5 kişilik gruplar halinde yarımadayı turlayacak olan CHP heyeti, esnafla ve vatandaşlarla bir araya gelip onların sorunlarını ve şikayetlerini dinleyecekler. Ekip sahaya inmeden önce bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada İzmir Milletvekilleri Tacettin Bayır, Kani Beko,, Sevda Erdan Kılıç, Özcan Purcu, Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan ve CHP Karaburun İlçe Başkanı Erdal Subaşı da bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, yaptığı açıklamada iktidara oldukça sert bir dille yüklendi. Başkan Yücel, “İzmir’in incisi, bakir toprakları ve denizi ile Türkiye’nin gözdesi olan Karaburun’da olmaktan ve Karaburun halkı ile olmaktan çok mutluyuz. çalışmamıza katılacak olan Ednan Arslan ve Murat Bakan temaslı oldukları için karantinadalar ve bu nedenle etkinliğimize katılamadılar “diye konuştu.

“AKP İKTİDARI SIFIRI TÜKETMİŞTİR”

Yücel, Ülkemizin siyasi ve ekonomik istikrarsızlıkla mücadele ettiği, siyasetin tıkanma noktasında olduğu bir dönemde, sürekli mağdur olduklarını vurgulayarak iktidara gelenlerin yarattığı ekonomik enkaz, siyasi çürümüşlük ve demokratik hakların kaybedilmesi, ülkemizi, devraldıkları dönemden daha çok daha geride bir noktaya taşımıştır. 2002 yılında göreve gelen AKP İktidarı, ülkenin en önemli kurumlarını özelleştirmeler yoluyla yabancı sermaye baronlarına satarak, bir dönem yabancı sermayenin ülke ekonomisine girişini sağlamış olsa da bugün sıfırı tüketmiştir. Cumhuriyet mirası birçok kurum bugün, yabancı yatırımcıların eline geçmiş ve buna ek olarak son yirmi yılın en yüksek enflasyonuyla karşı karşıya kalmış durumdayız. 2002’de iktidarı, %29,7 enflasyonla devralan AKP,  baskılanmış, oynanmış ve makyajlanmış rakamlarla 2021 yılını %36,08 enflasyonla kapatmıştır. Bunun neticesinde açlık, işsizlik ve yoksullukla mücadele eden, temel gıda maddelerini temin edemeyen, yaşamaya değil hayatta kalmaya çabalayan milyonlar, bizzat AKP iktidarı ve Erdoğan tarafından yaratılmıştır. Türk Lirası Teşvik Paketi olarak kamuoyuyla paylaşılan bir dizi kararların, aslında Türk Lirasında istikrar sağlama hedefiyle değil, halkın alın teriyle biriktirdiği 3-5 kuruşunu da cebinden almak için uygulandığını, bugün BDDK verileriyle daha net görüyoruz. Kamu bankaları eliyle piyasaya sürülen dövizin “kimin talimatıyla satıldığı” ve “kimler tarafından ucuza toplandığını araştırmak için” Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu’nun araştırma önergesi AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilmiş, “20 Aralık Finansal Kumpası” örtbas edilmeye çalışılmıştır. Cumhuriyet tarihinin en büyük finansal operasyonu uygulanarak 18 liradan 11 liraya gerileyen doların kimler tarafından satıldığı ve toplandığı er ya da geç gün yüzüne çıkarılacak ardından, bu büyük servet transferinin sorumluları halka hesap verecektir.

Yücel açıklamalarını şöyle sürdürdü;

“BİLİNCLİ OLARAK DÜŞÜK PUAN VERİLİYOR”

Tüm ekonomik sorunların yanı sıra, ülkeye sirayet etmiş liyakatsiz ve partizan yönetim anlayışı, ahlaki erozyon, torpil, kayırmacılık gibi unsurlar milyonlarca gencin gelecek kaygısıyla umudunu tüketmekte ve onları başka ülkelerde hayat kurmaya yöneltmektedir. KPSS’ye giren milyonlarca öğretmen adayının atamalarında yaşadığı skandallar, liyakatsiz yönetim anlayışının en net delilleri olarak kamuoyunun bilgisindedir. Anadolu’da yaşayan insanların, bir umut kapısı olarak gördükleri devlet memurluğu, birçok ailenin evlatları için kurduğu hayalidir. Ancak, devletin yaptığı sınavlarda dahi yolsuzluk yapmak, AKP hükümetiyle birlikte tanıştığımız bir garabet olarak tarihe geçmiştir. Son derece yüksek puanlar alan, dereceye giren öğretmen adaylarının sözlü mülakatlarda kasten 60 puanın altında not verilerek tercih yapma hakkı ellerinden alınmış ve gençlerimizin gelecekleri çalınmıştır. 

“KARALAMA KAMPANYASININ SON AYAĞI”

Yine, Ülkede TÜİK’in tüm rakam oyunlarına ve baskılamalarına rağmen yüzde 36.8 çıkan enflasyon, gıda ürünlerine, akaryakıta, elektrik ve doğalgaza gelen yüzde yüzleri geçen zamlar, Emekliyi görmezden gelerek “2.500 lirayla geçin” diyen bu iktidarın tükenmişliği açıkça ortaya sermektedir. Saray çevresi ve “çok yaşa padişahım diyen yandaşlar” 3’er 5’er yerden ayrı ayrı maaş alırken, Erdoğan’ın çok sevdiği çay simit hesabına göre bile, aylık gıdaya parası yetmeyen emeklileri açlığa mahkum eden zihniyetten ve kendi aylık maaşını 100 bin liranın üstüne çıkaranlardan, emeklilerimiz adına hesap soracağımız seçim günü yakındır.Türkiye’de toplumun tüm kesimleri yoksulluk ve açlıkla mücadele ederken, işsizlik ve adaletsizlik her geçen gün artarken, ne acıdır ki; sarayın dünyası bambaşka… 31 Mart Yerel Seçimlerinde önemli büyükşehir belediyelerini kaybeden AKP ve Erdoğan, kitlesini diri tutmak için torpil ve partizanlıkla devlet kademelerini doldurmakta ve devlet memuru olmak için liyakatin değil biat etmenin, tarafsızlığın değil partizanlığın gerekli olduğunu adeta yüksek sesle savunmaktadır.  Günümüz iktidarı, anketlere baktıkça korkusunu büyütüyor, iktidar ellerinden kayıp gittikçe, yeni kumpaslara ve karalama kampanyalarına başvurmaktan çekinmiyor. İktidarı kaybetme günü yaklaştıkça kumpaslar artıyor.Türkiye’de işleri karıştırmakla, siyaseti ve toplumu germek ve kutuplaştırmakla ilgilenen ve AKP iktidarının yaptığı her şeyi “Allah’ın istediğini” söyleme gafletinde bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, terör örgütü üyelerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalıştığı iddiasıyla özel teftiş ekibi görevlendirmesi ve bu ekibin üyelerinden birini de AKP Mersin Milletvekili Adaylarından seçmiş olması da, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı karalama kampanyasının son ayağıdır. Böylesine önemli bir araştırmayı yapmakla görevli kurulun üyelerinin partizanca seçilmesi dahi, CHP’li belediyelere bir gözdağı verme çabasıdır. Bu görevlendirmeden sadakatin, AKP için ne kadar önemli bir kıstas olduğunu, önemli olanın hukuku, adaleti ve devleti korumak değil, koşulsuz saraya biat etmek olduğunu bir kez daha anlıyoruz. 

“SOKAĞA SEÇİM GÜNÜ İNECEĞİZ”

Yine yeni bir suni gündemin ve tuzağın ateşinin bizzat AKP Genel Başkanı tarafından yükseltilmek istendiğine, halkın sokağa çıkması için kışkırtılmaya şahit oluyoruz. Sayın Erdoğan, hiç gündemde yokken, hiçbir muhalefet lideri sokak çağrısı yapmamış, aksine tüm muhalefet liderleri halkı kışkırtmalara karşı uyarırken, kendiliğinden muhalefete sokak suçlaması yapmıştır. Bu, hem şahsının, hem de devlet mekanizmasının sağlıklı bir şekilde işlemesi açısından endişe verici ve sorunlu bir açıklamadır.Karaburun’dan bir sokak mesajı vermek isterim. Evet, Biz Tüm Halkımızla Sokağa İneceğiz. Ama o gün seçim günü olacak!O gün, bu ülkenin 20 yıllık kötü kaderinin, kötü yönetilişinin ve AKP iktidarının sandıkta son bulduğu gün olacak.

“DERHAL SORUŞTURMA BAŞLATILMALI”

Sıklıkla söz ettiğimiz ve belediyelerimizin baskı altına alınmasıyla ilgili Karaburun’da da haksız, hukuksuz bir olay yaşanmakta.31 Mart 2019’da aldıkları ağır yenilginin intikamını alma gayretiyle CHP’li tüm belediyeleri, baskı, kısıtlama, teftiş gibi araçları kullanarak hizmet edemez hale getirmeye çalışan AKP, ülke genelinde belediyelerimize yapılan haksız uygulamaların bir örneğini, Sayın Kaymakam eliyle Karaburun’da yapıyor. Karaburun Kaymakamı olan hanımefendi, nüfuzlu yakınlarının desteğini de alarak, adeta belediyemize tahkikat yapmakla görevlendirilmiş.   Yasalarla kendilerine verilmiş yetkileri, kamu adına kullanmakla yükümlü bürokratlar olduklarını unutanlar, ilçede bir korku imparatorluğu kurmak suretiyle, bir dizi akçeli işlere imza atmışlardır. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Özel Çevre Koruma bölgesi ilan edildikten sonra, Mordoğan Çatalkaya mevkiinden tarım arazisi vasfında bir taşınmaz satın alan Kaymakam, arazisinde zeytin salamura tesisi ve ev yapmak için ilgili kamu kurumlarına yazılı başvuru yapmış, arazinin arsa statüsüne çevrilmeyeceği, kendisine izin verildiği takdirde bu taşınmazı amacı dışında kullanılmayacağına dair noter kanalıyla yazılı beyanda bulunmuştur. Gerekli izinleri nüfuzunu kullanarak kolayca aldıktan sonra “tesis ve ev” imarlı olarak vasfı değiştirilen bu tarım arazisini, ani bir kararla satışa çıkaran kaymakam hanımefendi bu işten büyük rant sağlamıştır. Canı sıkıldıkça CHP’li belediyelere teftiş, denetleme, polis baskını uygulamalarıyla nam yapmış Süleyman Soylu; basında yer alan bu durumu, ülkedeki partizan yönetimin eş-dost ve aile çiftliğine dönüştürdüğü kamu idaresinde, devletin malını koruması gereken kişilerin bu mallardan şahsi rant sağlamalarını  daha ne kadar görmezden gelecektir? Karaburun Kaymakamı hakkında soruşturma başlatılmasını, derhal görevden el çektirilmesini ve Karaburun halkına yapılan bu haksızlığın giderilmesini bekliyor, tüm Karaburun halkı adına bu talebin takipçisi olacağımızı ilçe halkının hakkının yenmesine göz yummayacağımızı buradan bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz. Son olarak şunu da ifade etmek isterim ki, bizlerin milletvekillerimizle birlikte, Esnaf, vatandaş, odalar, çiftçilerimizle bir araya gelmek onların dert ve sıkıntılarını dinlemek ve çözüm önerilerimizi anlatma bulunma amacımızdır. 




Bu haber 7.1.2022 11:42:12 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • CHP Çiğli’den ‘SMA hastası Berinay’a’ büyük destek!

  • Foça Ilıpınar Köy Evi’nin açılışı yapıldı

  • 2022 yılının da “Altın Yıl” olması için biz ihracatçılar üzerimize düşeni yapmaya hazırız

  • Zübeyde Hanım, Ödemiş’te anıldı

  • Efes Selçuk Belediyesi ile  TMMOB ZMO arasında kapsamlı işbirliği protokolü imzalandı

  • CHP’den EYT’ye büyük destek; Yücel: “Başta EYT olmak üzere tüm sosyal sorunların çözümü için hemen seçim”

  • Hilmi Değirmenci ismi Konak’ta yaşayacak

  • CHP'li Bülbül: 'AKP miting için insanları tehdit ediyor!'

  • Akşener'den Erdoğan'a 'adaylık' yanıtı

  • Ağbaba; “Tütün AKP’nin ve Cumhur İttifakı’nın turnusol kağıdıdır”

  • Beko: “Milyonlar icralıkken Rıza Sarraf devlet eliyle soygun yapıyor!”

  • Dört noktada öğrencilere her gün 3 bin kişilik yemek

  • DEVA Partili Ösen’den önemli açıklamalar ve Soyer'e destek

  • Başkan Vekili Pehlivan’dan sağlık durumu ile ilgili ilk açıklama: Kısa bir süre görevimin başında olamayacağım!

  • CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç:“Urla’nın doğasının ve tarihi dokusunun taş ocaklarıyla katledilmesine izin vermeyeceğiz”

  • Nazım’ın 120. Yaş Günü Çiğli’de Kutlanacak

  • Doğum yapan anneye büyük şok! İkinci bebek nerede?

  • CHP’li yöneticilerin taleplerinden “Çingenelik” diye bahseden AK Parti’li belediye başkanına CHP’li Purçu’dan sert tepki: “Yazıklar olsun!”

Benzer Haberler